SAFKAN YARIŞÇI: PEUGEOT 205 GTI

Bu hafta retro sürüşde bir değişiklik yaptık ve bir yerine aynı otomobilden iki tanesini sizlere getirdik. Biri kırmızı, diğeri beyaz renkteki bu Peugeot 205 GTI’lar, Türkiye’de bu kadar orijinal ve iyi kondisyonda kalabilen birkaç örnekten ikisi. Konuk otomobillerimizin her ikisi de 1.9 motorlu ikinci jenerasyondan ve ikisi de “ilk versiyon 1.9” olarak tabir edilen GTI’lardan: ABS’leri, katalizörleri ve klimaları yok! Yani, safkan yarışçı ruhuna sahipler… Bu güzelliklerden birini seçersek, diğerinden sizleri mahrum edecektik ve buna içimiz el vermedi. Biz de renk seçimini sizlerin zevkine bırakıp, ikisinin de direksiyonuna geçtik. Aslında Peugeot 205, bir türlü paylaşılamayacak kadar büyük bir miras bıraktı Fransız Aslanı’na. Tasarımı Pininfarina mıdır, yoksa Peugeot’nun kendi çalışması mıdır, hâlâ tartışılmakta. Gerek müthiş motorsporları kariyeri, gerekse ticari başarısı, 205’i Peugeot tarihinin en başarılı modellerinden biri, hatta muhtemelen bir daha tekrarlanamayacak bir başarı hikâyesi haline getirdi.

PEUGEOT 205 GTI

Gençlerin sevgilisi, ralli pilotlarının favorisi, caddelerin efendisi oldu. Mekanik olarak büyük abisi sayılan 205 T16’dan aslında bir sene önce 1984’de dünyaya gelen 205 GTI, doğduğunda 1.6 litrelik bir motora sahipti. 1986’da ise konuk ettiğimiz otomobillerdeki 1.9 litrelik, 130 HP gücündeki motor da seriye katıldı. Aslında bu motor, 1.6 litrelik küçük kardeşinin sadece uzun stroklu olanıydı. Ama aralarında ciddi bir güç farkı vardı. Uzun yıllar önce birkaç 205 GTI kullanmıştım ama hatıralarımı tazelemek ve daha doğru bir sürüş izlenimi edinmek için, her iki otomobili de kullandım. Bu kez bir değişiklik daha yapıp, Davutpaşa’daki Volkan Işık Arena’ya götürdük 205’leri ve pistte de kullandık. Çok basit tasarımlı ama herkesin gözüne çok hoş gelen Speedline jantları, siyah dodikleri ve tipik Fransız stili sis farları haricinde, 205 GTI’ın gücünü ve karakterini ele veren hiçbir detay yok gövdesinde. Tam aksine, hiç de agresif olmayan hatta bilakis sevimli bir tasarıma sahip. Uzaktan bakınca GTI olduğunu anlayabilmek için jantlarına dikkatli bakmak gerekiyor. Boyutlarına göre şaşırtıcı derecede geniş ve rahat bir iç mekânı var. Camları çok enteresan, dışarıdan bakıldığında camlar pek büyük gibi görünmüyor ama içine oturduğunuzda, otomobilin etrafındaki her santimetreyi görebiliyorsunuz ve çevrenize hakimiyet kurabiliyorsunuz. Yolda ilerlerken, iki şey dikkatinizi çekiyor. Direksiyon da süspansiyon da hayli sert. Sevimli göründüğü kadar uysal değil yani, yavaş giderken bile sert bu otomobil… Klima yok, koltuklar sportif… Kısacası, özellikle direksiyondaysanız, pek de rahat bir yolculuk yapabileceğinizi vaat edemem. Ama canınız isterse ‘çabuk’’ bir yolculuk yapabilirsiniz! Fotoğraf çekimlerini bitirip, piste giriyoruz ve biraz hızlanıyoruz… Motorun gaz pedalına verdiği tepkiler normal üstü hassas. Hem çabukluk hem de güç/devirlenme anlamında, rakibi olan emsal motorlara göre bir değil, beş gömlek önde bu yaşlı motor. Viraj için biraz fazla hızlı olduğunuzu düşünüyorsanız ama gazdan ayağınızı çektiğinize de pişman olduysanız, 205 GTI, tekrar hızlanma komutunuzu anında yerine getirebiliyor. Hafif olmasının da bunda etkisi büyük tabii. Eğer doğru vitesteyseniz, geri dönmek istediğiniz devire hemen çıkabiliyor motor. Yüksek devirleri de seviyor her Fransız makinesi gibi. Vites geçişleri her ne kadar biraz zahmetli ve hissiz olsa da, şanzıman mühendisliği dahiyane seviyede sportif diyebilirim.

PEUGEOT 205 GTI

Vites oranları aslında oldukça uzun. Ama yakın olmaları sebebiyle, çok aktif ve canlı bir performans sürüşü sunabiliyor 205 GTI. Neredeyse bugünkü “Light GTI”lara yakın bir performans refleksine sahip. Az önce bahsettiğim, performansına büyük etkide bulunan düşük ağırlığının etkisini, nedense frenlerde pek bulamıyorsunuz lakin… Gitmeyi seviyor ama durmaya pek gelemiyor 205 GTI. Frenleri çok zorlarsanız, hafif hafif kokular, fren pedalında yumuşama gibi tavırlarla karşılaşıyorsunuz. En tuhaf yanı ise yol tutuş karakteri… Önü ve arkası, iki farklı karakterdeki iki otomobil gibi hareket ediyor 205 GTI’ın. Ön tarafta keskin bir tepki, koşulsuz itaat ve güven veren bir tutunma kararlılığı var. Ön tarafı anlamak, yönlendirmek, viraja sokup çıkarmak kolay ve zevkli. Hatta boyundan büyük işleri bile becerebiliyor viraj girişinde. Ama arkası… Arkası pek önünü takip etmiyor işte… 205 GTI kullanmanın en zor yanı bu. Torsiyon çubuklarına sahip 205 GTI. Bu torsiyon çubuklarının esas kullanım amacı, halk tipi versiyonlarda büyük bagaj hacmi elde edilmesi idi. Amortisör kuleleri olmadığı için, şaşırtıcı bir bagaj hacmine ve beklenenin üzerinde bir arka koltuk rahatlığına sahip 205 serisi. Ama iş GTI versiyonuna gelince, torsiyonun kısıtlı kabiliyeti ve kısa çalışma mesafesi, arka tarafın huysuzlanmasına yol açıyor. Arka süspansiyon sistemi, ön tarafın becerisine ve çabukluğuna pek ayak uyduramıyor. Hele ki zemin biraz ondüle ise bir de zıplamalar başlıyor ki, o zaman hayat çok daha zor oluyor. Bütün bunlar, 205 GTI’ın karakterinin bir parçası ve asla bir şikayet kalemi değil. Bu otomobili, olduğu gibi insanlara sevdiren, 205 GTI’ı 205 GTI yapan huylardan oluşan paketin bir parçası. Hatta onu kullanmayı eğlenceli kılan bir durum bile diyebiliriz. Mekaniği ile hafifliği ile sürüşü ile 80’lerin ve 90’ların o safkan, delifişek GTI ruhuna sahip ve o ruhu çok iyi hissettirebilen bir otomobil Peugeot 205 GTI. Bu anlamda da orta vadede çok daha büyük maddi değerlere yükselmesi bekleniyor. Bir tanesine sahip olmayı düşünüyorsanız, acele etmenizi tavsiye ederim. Çünkü Türkiye’de yürüyen örnekleri giderek azaltmakta ve fiyatları yükselmekte. Ancak hem maddi anlamda hem de sürüş tadı anlamında, harcanan paraya ve emeğe değecek bir otomobili garajınıza koyacağınızdan emin olabilirsiniz.
ARAS DİNÇER
FOTO: SAVAŞ YILMAZ

(Visited 313 times, 1 visits today)

Yazar: admin

Bu yazıyı paylaş